Gecelerin Mavisi Ersin Demir blogu. Subat 2008

Hypnogaja - Here Comes The Rain Again

23 Haziran 2008


Burada yağmur tekrar yağıyor
Aklıma düşen hatıralar gibi aklıma gelen
Yeni gelen duygular gibi
Açık rüzgârlarda yürümek istiyorum
Sevenlerin yaptığı gibi konuşmak istiyorum
Senin okyanusuna dalmak istiyorum
Yağmur seninle mi yağıyor?

Bu yüzden bebeğim
Sevenlerin yaptığı gibi yürü benimle
Sevenler gibi konuş benimle

Burada yağmur tekrar yağıyor
Yağıyor beynime beni yırtan bölen bir trajedi
Yeni bir duygu gibi açık rüzgârlarda nefes almak istiyorum
Sevenler gibi öpmek istiyorum
Okyanusuna dalmak istiyorum

Yağmur seninle mi yağıyor? …

( Severek dinlediğim bir parça. Bazen intihar sebebim diyorum, bazen çılgınlıkların başlangıcı diyorum… Çığlığın koptu yerde sonuyku yu düşünüyor gözlerimi kapıyorum… Seversiniz diye umuyorum… )

Gözlerimi Açtığım Vakit

17 Haziran 2008

Güneş yüzünü göstermedi bu sabah. Etrafı soluk bir aydınlık sarmış durumda. Hangi yöne baksam bir çöküş var ve hiçbir şey eskisi gibi değil.Gönlüm karanlık bir girdap, sanki güneş hiç doğmamış. Canlı denen birşey yok.

Sevdiğimden yoksunum bu sabah. Canımın bir parçası yok…Nerede oldu hakkında bir fikrim de yok. Hayat, savaşta galip gelmiş olmalı onun için. Herşeyi tozpembe gören gözler onda yok.Gönlüm ebedi bir hasretkeş.  Yüzümdeki  tebessüm artık sürgünde. Dünyamda güneş yolunu şaşırmış durumda.

Sema bugün yeterince çıplak, etrafımdaki seslerde bir çirkinlik… Gözlerim kör ve öfkem patlamak üzere. Yüzler çirkin bu sabah, gönüller kararmış, yalancı sözler sarmış bedenleri…Odamın içerisinde kirli bir sızıntı, tükenmek bilmeyen bir yol, kafamda cevapsız sorular üst üste. Artık gecelerimde var özgürlük, açılmayan kapıların açıldığı vakit siyah…

Gündüzlerimde kilitli tebessümler birikmekte, suçlular dolaşmakta etrafta ve suçlular suçlarından habersiz suçlular…Labirentleşen bir hayatta cesetler birikmekte yollarda, ölü insanlar var gömülmeyi unutulumuş…

Benim limanımda renk yok, renkler ölü burada, renksizliğin rengi hakim burada… Rüzgarın kasvetli müziği kulağımın misafiri olmuş durumda…Birbirimizi seviyoruz dedikten sonra ayrılan eller demi aşk? Sevdayı taşıyan kalpler bunlardamı mevcut. Harika olan bu mu? Yoksa sevdada ki coşku yalan mı?

Gökyüzü eski rengine kavuşsun, kirlenmiş kalpler aklansın, denizde dalgalar biriksin… İstediğim çok mu ?İçimde büyük bir öfke, içimde bir yıldırım ve içimde bir fırtına. Fırtınayı kimse bastıramaz buralara hakim odur….

Denildiği gibi; ‘‘ bizi en özgür kapalı cümleler anlatır.‘‘

Backstreet Boys

10 Haziran 2008

Canım sıkılmıştı gecenin bir vakti. Dışarı çıkıp hava alayım dedim. Sonrada biraz uzaklara kaçmayı düşündüm aklıma sessiz, sakin, manzarası güzel, Dolmabahçe sarayının yanı başında ki çay bahçesi geldi. Arabada ilk taktığım CD de bu grubu duydum ve gidip gelene kadar dinledim. Gerçekten de çok hoş. Hele ki gece yarısı uzun mesafeli bir yere giderken gayet güzel oluyor…

Seni arıyorum…

06 Haziran 2008

seni arıyorum

Düşüncelerimle tek başınayım gecenin karanlığında. Herkes uykuda olsa gerek, dışarıda bir ben birde sokak köpekleri gezinmekte ve çöpleri karıştıran kediler…Sabahı iple çeker bir vaziyetim vardı. Öyle bir ip ki ucu meçhulün elinde… ve ilerleyen saatlerde sabrım taşmak üzere…

Bir süre sonra bedenim dayanamıyor yorgunluğa, bir köşeye çekiliyorum. İlk önce gözlerim vazgeçiyor sabahı beklemekten, ayaklarımda derman yok. Ve sabahı çeken ip kaçıyor avucumun içinden.Seslenişim artık yankılanmıyor karanlık gecede ve devamında susan bir inilti başlıyor.

Seni nerede arıya cağımı bilmiyorum, her peçenin altında bana bakan bir çift göze takılıyorum sen misin diye! Benim olmadığını kısa sürede anlıyorum. Bulutların gözyaşları akıyor ve toprakla birleştiği yerde seni arıyorum. Dalgaların kıyıya vurduğu, sükût un sahip olduğu yerlerde, mavi bir gecede ve her satırda seni arıyorum.Görmeden, adını bile bilmeden seni arıyorum…

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım, kaldırımlar benden şikayetçi.  Hasretin acıtıyor yüreğimi ve artık ciğerlerime teneffüs etmek istemiyorum nemli havayı. Uykuya teslim oluyor acılarım. Uyku ölümü getiriyor yavaştan ve heyecanı artıyor toprağın…

Kapat
E-posta ile paylaş